Turkish decorative art

Yeni bir eser (Hilye-i Åžerif)

Ekim 6th, 2011

Sayın Mehmet Çebi’nin organizasyonunu yaptığı hilye yarışmasında 6.lık ödülünü alan eserin süslemesini tamamladım.  Farklı bir istifle yazılmış olan eserin desen tasarımı , süslemesi , altınlaması, boyaması 2 aylık süreçte tamamlandı.

Keyif alarak yaptığım eserlerden biriydi. Elbette ki  zorlu bir süreçti,  her sanatta olduğu gibi tezhip sanatını icra ederken pek çok zorluklar oluyor ama bu sanatın temelinde var olan sabır duygusu sürekli hissedilirse zorluklar bir bir aşılıyor ve sanat severlerin beğenisine sunabileceğimiz eserleri ortaya çıkartabiliyoruz.

Umarım sizlerde beğenirsiniz. Eserle ilgili olumlu yada olumsuz her türlü yorumunuzu bekliyorum. Sizlerin düşünceleri bizlerin gelişimi için her daim gerekli.

Tüm dostlarıma kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum. Dualarını benden esirgemesinler.

Yeni haber

Eylül 16th, 2011

    ZAMAN       GÜNDEM  

Okullar, tezhib ve ebru ile ÅŸenlenecek

15.09.2011

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü yeni eğitim öğretim döneminde öğrencilere karakter gelişimlerini sağlayacak beceriler kazandırmayı hedefliyor.

İlköğretim ve lisede öğrenciler serbest etkinlik saatlerinde geleneksel Türk el sanatlarını öğrenecek. İstanbul Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile yapılacak sanat faaliyetleri ile öğrencilerin geçmişten gelen sanatsal ve estetik değerleri günümüze taşıması hedefleniyor.

NakkaÅŸ, ebru, çini, halı, kilim, kalemkar, tezhip, hat gibi derslerin verileceÄŸi kurslar sayesinde unutulmaya yüz tutmuÅŸ sanatlara da ilgi artırılacak. Proje kapsamında sanatçılar okullara davet edilecek, görsel sanatlar öğretmenleri bu konulara yıllık planda yer verecek, okullarda atölyeler kurulacak, konuyla ilgili müzeler gezilecek. Daha sonra bu etkinlikleri beceriye ve uygulamaya aktarmak için çeÅŸitli etkinlik ve kurslarla eÄŸitim verilecek. İstanbul Milli EÄŸitim Müdürü Muammer Yıldız “Åžiddet vurgusunu geri planda tutarak adını koymadan okullarda daha fazla spor ve sanat projeleri üreteceÄŸiz. Etkinliklerimiz zararlı alışkanlıkları azaltmaya hizmet edecek.” dedi. AYÅžE TOSUN İSTANBUL

3.LÜK ÖDÜLÜ İLE CEZAYİR’DEN DÖNÜŞ

Temmuz 17th, 2011

          Merhaba arkadaşlar ,

   Cezayir de geçirmiÅŸ olduÄŸum 11 güzel günü sizlerle paylaÅŸmak istiyorum. Haziran’ın 18′inde çıktığımız Festival yolculuÄŸundan aynı ayın 29′unda yuvaya döndük. Festival, farklı ülkelerden toplam 75 sanatçının katıldığı bir oranizasyondu. Her anımızı çok güzel ve verimli bir ÅŸekilde deÄŸerlendirdik. 18′inde ilk uçakla Cezayir’e indikten sonra o gece İbis Otel de kaltık. Daha sonraki gün ise tekrar baÅŸka bir uçakla festival merkezi olan Tlemcen ÅŸehrine gittik. Festival yetkilileri, rehberler ve  bütün sorumlular  bizlerle çok iyi ilgilendiler. Her gideceÄŸimiz yerlere eskortlarla ve polis korumalarıyla götürüldük. Ayın 20′sinde festivalin açılışından sonra sergi gezileri düzenlendi.  Katılan sanatçıların her birinin en az ikiÅŸer eseri olduÄŸundan dolayı eserleri  incelemek yorucu ve bir o kadar da keyifliydi. Daha sonraki  günlerde farklı ülkelerden katılan sanatçıların workshop’ları oldu. Bir gün İran minyatürünü, diÄŸer gün Pakistan’lı sanatçıların, baÅŸka bir gün Fransız’ların tezhibini, daha sonra biz Türk’lerin en güzel ÅŸekildeki sunumlarıyla gözlerimiz ÅŸenlendi. Kalan boÅŸ zamanlarda da Telemcen ÅŸehrini gezdirdiler.  Dönmemize iki gün kala ödül töreni yapıldı. O gün farklı bir heyecan vardı. Acaba ne olacak merakı ile program baÅŸladı ve sırayla önce minyatür alanındaki yarışmacı sanatçıların ödülleri verildi daha sonra kazanan tezhip sanatçılarının ödülleri duyurulmaya baÅŸlandı. Sıra bana gelince ismimi söylediklerinde heyecandan duymadım bile. Birincilik ödülünü de Türkiye’den bir sanatçı orkadaşım alınca, bu  baÅŸarılar  ve ödüller,  diÄŸer katılımcı ülkelerin arasından Türkiye’nin baÅŸarısının olması bizleri çok mutlu etti. Seneye yeni projelerle tekrar festivale katılmak üzere deyip fotografları sizlerle paylaÅŸmak istiyorum.

Cezayir’e Yolculuk

Haziran 14th, 2011

     İnÅŸaallah  Kültür ve Sanat Festivaline katılmak üzere Cezayir’e gidiyorum. BildiÄŸim kadarıyla 11 gün sürecek bir program. Daha önce giden arkadaÅŸlardan edindiÄŸim bilgiye göre sergi,yarışma ve sosyal faaliyetlerden  oluÅŸan bir  organizasyon. Döndüğümde izlenimlerimi paylaÅŸmak üzere ÅŸimdilik hoşçakalın.

Vakit Kılıç Gibidir Sen Onu Kesmezsen O Seni Keser

Haziran 14th, 2011

Yaklaşık iki ay önce başladığım ve 15 gün önce de bitirdiğim kılıç formundaki serbest  tasarımda  tezhiple tezyin ettiğim  eseri değerli görüşlerinize takdim etmekten büyük mutluluk duymaktayım. Tüm  eserlerimde olduğu gibi bu esere de başlamadan önce desen tasarım süreci her zaman düşündürücü,yorucu  ve bir o kadar da heyecan verici oluyor. Tasarımın sonunda nasıl bir desen olacağı ve tezyinin bitiminde nasıl bir eser ortaya çıkacağı meraklandırıyor insanı.  Oluşturacağım desen üzerindeki çalışmalarımdan sonra tezyinatına başlamak, kullanacağım malzemeleri hazırlamak ve geceler boyu çalışmak. Tüm bu meşakkatler ve yorgunluklar, bitirdiğiniz eseri karşınıza alıp baktığınız zaman geöiveriyor.

Diğer eserlerde olduğu gibi bu eserimle işgili olumlu olumsuz görüşlerinizi bekler, bundan sonraki yapacağım eserlerimde dualarınızı esirgememeniz dileğiyle, yeni eserlerde görüşmek üzere.

KurÅŸun Kalem

Mayıs 30th, 2011

Çocuklar, Öğrenciler, ev hanımları anneler babalar sanatçılar kısaca toplumun her kesimi kurÅŸun kalem kullanmıştır. Sanatçılar için kurÅŸun kalem biraz daha özel bir yere sahiptir. Tasarımlarımızı müsveddelere çalışırken, desenleri eskizlere çizerken, Paspartu yada aher’li kağıdımıza deseni geçirirken genelde kurÅŸun kalem kullanırız.  KurÅŸun kalem kullanırken dikkat etmemiz gereken önemli bir noktayı dikkatlerinize sunmak istiyorum. KurÅŸun kalem bir karbon türevi olan grafit’le yazar. Bu grafit’ler kağıdın liflerine tutunur ve kağıtta bir iz bırakmış olur. Kağıtlarımızda çizdiÄŸimiz çizgiler yada desenler eÄŸer boyanmayacak sa silmeden uzun süre kağıtta kaldığında silmemiz çok zor olabilir. KurÅŸun kalemin yazan kısmı olan grafit mumlu bir özelliÄŸe sahiptir ve uzun süre silinmeden kaldığında kağıtta kalıcı izler bırakabilir. Bu sebeple eÄŸer açık renk bir kağıtta çalışma yapacaksa çizdiÄŸimiz çizgileri en kısa zamanda silmiÅŸ olmalıyız. KurÅŸun kaleme ve nasıl silindiÄŸine dair kısa bir alıntıyı sizlere aktarıyorum.

SİLGİ NASIL SİLİYOR?

Bir kurşun kalemin yazı yazan kısmı kurşun değil grafittir. Grafit ise bir nevi karbon bileşimidir. Yazı yazarken kurşun kalemin kağıt üzerine bıraktığı iz ucundaki karbonun kağıt tarafından aşındırılıp tutulan kısmıdır.

Kağıdın üzerindeki kurşun kalem izlerine mikroskopla bakıldığında 2 ila 10 mikrometre, yani bir saç kılından 6 kez küçük çapta kumlu, köşeli taneciklerden oluştuğu görülür. Kurşun kalem izini oluşturan bu minik grafit noktaları, kağıdın yüzeyinin biraz altında kağıdın lifleri ile iç içe geçmiş durumdadırlar.
Yazının Tamamı »

Hilye-i Åžerif

Nisan 12th, 2011

Sevgili dostlar, yaklaşık bir yıl önce tasarımına başlamış olduğum Hilye-i Şerif eserini nihayet tamamladım ve tezyinli halini sizlerle paylaşmak istedim. Oldukça uzun ve meşakkatli bu süreçte, bazen sıkıntılı bazen gergin bazen de ümitsizliğin hakim olduğu zamanlar geçirdim ama Allahın izniyle tamamlandı. Bu süreçte çocuklarımda pek bi dertlendiler J Kendilerine vakit ayırmadığımı düşünüyorlar, özelliklede oğlum Ahmet Semih. Ama ben bu konuda onlardan farklı düşünüyorum  J

Çocuklar pek hoşlanmayacak  olsalar da yeni bir eseri süslemeye başlıyorum. Bu eseri serbest tasarım (16.yy) tarzında tezyin edeceğim. Hat yazısı kılıçla ilgili olduğu için kılıç tarzında bir form uygulamayı düşünüyorum. Her eserde olduğu gibi bu eserinde bittiğinde nasıl olacağını şimdiden merak ediyorum. Hep birlikte göreceğiz.

İnşallah en kısa sürede bitirmek ve siz dostlarımla paylaşmak nasip olur.

CARPET DESİGNİNG

Mart 4th, 2011

            Sizlerle İran kitaplarından serbest tasarımları paylaşmak istedim.
Tezhip sanatına farklı bir bakış bizler için değişik olabilir ve zamanla aktarmaya devam edeceğim.

Kaynak : Symbols of Iranian Illumination & Carpet Designing
Design & Patterns : Mohammad Reza Honarvan
Introduction : Ardeshir Takestani

  • Desen
  • Yorumlar kapalı

İstanbul’un Yüzü

Ocak 25th, 2011

‘’İstanbul’un Yüzü ‘’ yarışmasında konuları belirlenen yerler içerisinde Kabataş Hekimoğlu Ali Paşa, diğer adıyla Kabataş meydan çeşmesini yapmaya çalıştım. Eserimin yapım sürecinde sıkıntılı ve zor anlar yaşadım. Çeşmeyi yapmaya karar verdiğimde ilk yaptığım iş Kabataş’a gidip detaylı bir şekilde fotoğraflar çekmek oldu. Çeşme hakkında yeteri kadar kaynak fotoğraflar bulamamıştım. Ama kendim bizzat gidip o muhteşem mermer işçiliğini görerek daha fazla bilgiye ve görselliğe sahip oldum. Çeşmenin süslemeleri o döneme ait olan ‘’Barok Rokoko’’ tarzı olup dolu bir işçilik mevcuttur.
Kabataş Hekimoğlu Ali Paşa çeşmesi tarihçesi hakkında :
1732 yılında Hekimbaşı Nuh Efendi’nin oğlu Sadrazam Hekimoğlu Ali Paşa tarafından yaptırılan çeşme bir meydan çeşmesi. Orijinal yeri Kabataş Setüstü olan çeşme set üzerinden alınarak bugün durduğu iskele meydanına nakledildi ve üzerine geniş saçaklı bir çatı inşa edildi. Denize dönük yüzüyle Seyyid Vehbi’ye ait, 1145/1732 tarihini gösteren üç kıtalık bir kitabe yer alıyor. Caddeye bakan yüzünde ise şair Mahmut Efendi’ye ait aynı tarihli altı kıtalık kitabe bulunuyor. Hekimoğlu Ali Paşa Çeşmesinin iki yüzü yalınken, öteki iki yüzünde bezeme, simetri ekseninde bulunan sivri kemerli nişin çevresinde sınırlanıyor. Niş içindeki musluk dikdörtgen çerçeve içine alınmış ve çerçeve içi dilimli kemer, kemerin köşelerinde doğal çiçekler, musluğun iki yanı da birer serviyle bezenmiş durumda.
18.yy.’ın yarısında Sadrazam Hekimoğlu Ali Paşa tarafından yaptırılan, mermer işleme sanatının güzel örnekleriyle süslü olan Hekimoğlu Ali Paşa çeşmesi, döneminin meydan çeşmeleri içinde yalınlığı ve işçiliğiyle dikkati çekiyor.

İstanbul’un Yüzü projesine katılıyorum

Aralık 20th, 2010

Değerli dostlar, İstanbulun yüzü yarışması projesine kabataş iskelesinde bulunan Hekimoğlu Ali Paşa Çeşmesi diğer adıyla Kabataş Meydan Çeşmesi ile katılıyorum.  Çeşme hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse;

HekimoÄŸlu Ali PaÅŸa ÇeÅŸmesi – KabataÅŸ
Yaptıran : Sadrazam HakimoÄŸlu Ali PaÅŸa.Â
Yapım Yılı : H 1145 / M 1732Â
Yeri : KabataÅŸ, İskele Meydanı’ndadır.Â
Tipi : İki yüzlü, meydan çeşmesi

Proje çalışmaları zaman içerisinde beğeninize sunacağım, eskiz çalışmalarını tasarımı vs gibi tüm ince detaylarıda görebileceksiniz.

  • Genel
  • Yorumlar kapalı

Next »