Archive for the 'Genel' Category

Kur’an-ı Kerim’lerde Tezhipli Alanlar (3)

Nisan 24th, 2010

Daha önce ifade etmiş olduğumuz gibi, Tezhip, Kur’ an-ı Kerim’leri, dua kitaplarını, ilmi, edebi, tarihi el yazma kitapları, hat levhalarını(ayetler, hadisler, özlü sözler, esma-i hüsna levhaları, hilyeler v.b.), tuğraları, fermanları, beratları ve murakkaları altın ve toprak boyalar ile tezyin etme sanatıdır.
Tezhip, kolektif çalışmayı gerektiren bir tezyini sanat olarak karsımıza çıkmaktadır. Eskiden yazma eserler, öncelikle saraya bağlı nakkaşhaneler veya büyük bir sanatkarın nezaretinde faaliyet gösteren özel atölyelerde yazılıp tezhiplenirdi. Bu tip nakkaşhanelerde bir yazma kitabın sayfalarının yazı isi hattatlarca tamamlandıktan sonra, tezhibinin yapılması için müzehhibe gönderilirdi. Burada, öncelikle yazıların kenar hatları cetvelkeşler tarafından çekilirdi. Daha sonra müzehhebin hazırladığı desen, usta ve çıraklar tarafından iğnelenip kağıtlar üzerine geçirilir, altınları sürülerek mührelenir, tahrirleri çekilip zemin renkleri doldurularak tezhibi tamamlanırdı. Tezhipli eserlerdeki kompozisyon unsurları sanatkarların zevkine, konunun önemine ve devrinin sanat üslubuna göre değişiklikler göstermekte idi. Kitap tezyinatında, Türk sanatının ana motifleri, uygulanılan yere ve yapıldığı döneme göre küçük şekilsel değişiklikler göstererek kullanılmaktadır. Bunlar: bordürler, geçmeler, rumiler ve münhaniler (stilize kus kanatları, gaga, boyun ve kuyruklarından oluşan hayvansal motifler), hatayiler (stilize bitkisel motifler), bulutlar (menşeini eski Çin sanatından alan stilize bulut formları) ile geometrik motiflerdir. Ayrıca, tezhiplerin kenar hatlarında sayfa dışına doğru sivri uçlar seklinde uzanan renkli veya altınlı tığlar, tezhip motiflerini tamamlayıcı unsurlardır. Türk Tezhip sanatında; Selçuklu ve Beylikler Dönemi, Osmanlı Erken Dönem, Osmanlı Klasik Dönem ve Osmanlı Batılılaşma Dönemi’nde  sanat anlayışlarının değişimine paralel olarak farklı üsluplar doğmuştur. Continue Reading »

Yeni Bir Tablo

Nisan 2nd, 2010

Yeni bir tablo yeni bir iş. Süslemeye başlayacağım yeni eser 100 cm eninde 110 cm boyunda oldukça büyük ve farklı bir hilye-i şerif tasarımı. Eseri süslemek için düşündüğüm tasarım, iki iplik desenden oluşacak. Bir ipliği dilimli rumi diğer ipliği ise çiçek hattı şeklinde geçiyor. Genişliği 8 cm olan tasarımın, zor ve emek isteyen, desen çizimi, Altınlama, boyama vs tüm yapım aşamalarını sizlerle paylaşacağım. Bana ve elinde işi olan meslektaşlarıma kolay gelsin.

18 Mart Çanakkale Destanı

Mart 18th, 2010

Bir milletin varoluş mücadelesinin bel kemiğini oluşturan ve tarihin en büyük savaşlarında biri olan Çanakkale savaşının 95. yıl dönümünü kutlarken aradan geçen bunca seneye rağmen dahili ve harici düşmanlar bu necip milletin üzerine karabasan gibi çökmeye devam etmektedir. Bize düşen Çanakkalede destanlaşan Mehmetçikler gibi bir yüreğe, imana ve Vatan sevgisine sahip olup bu milleti ve ülkeyi dünya muvazenesinde hak ettiği yere çıkartmak için canla başla çalışmaktır.

Çanakkale destanını, vatan şairi merhum Mehmet Akif’in şiirine havale ederek,  Şehit olan bütün Mehmetçikleri Minnet ve şükranla anıp,  Aziz Ruhları Şad olsun diyorum..

Hilye-i Şerif

Mart 3rd, 2010

Günler, haftalar ve hatta aylar süren sancılardan sonra Allah’ın izniyle Hilye-i Şerif tablomu nihayete erdirdim. Şu anki en güzel yanı karşısına gecip keyifle izlemek. Evet nihayet bitti. Bende, blog sayfamı takip eden değerli arkadaşlarımla sevincimi paylaşmak istedim.

SERGİ VE SEMİNER ‘’BİR İSTANBUL SANATI : HÜSN-İ HAT”

Şubat 26th, 2010

İstanbul 2010 Avrupa Kültür başkenti etkinlikleri kapsamında 15 sergi 15 seminer programımızın ikincisi Ümraniye Cemil Meriç Kültür Merkezi’nde 06.03.2010 tarihinde 16:00 – 18:30 saatleri arasında yapılacaktır.

          Prof. Uğur Derman Hocamız denetiminde Yrd.Doç.Dr. Mehmet Memiş hocamızın sunumu ile “Bir İstanbul Sanatı : Hüsn-i Hat” başlıklı seminerimiz ve 32 adet eserden oluşan “Hüsn-i Hat” sergimiz 06.03.2010 – 06.04.2010 tarihleri arasında bir ay süre ile sanatseverlerimizin beğenilerine sunulacaktır.

Klasik Türk Sanatları Vakfı

Mevlid Kandiliniz mübarek olsun

Şubat 24th, 2010

Tüm dostların ve blog takipçilerinin mübarek mevlid kandilini tebrik eder O Kutlu Nebinin şefaatinin üzerlerimize olmasını Yüce Allahtan niyaz ederim.

….

“Dünyanın sanal ve geçici meşgalelerinin ve sonu gelmez heveslerinin bütün hayatımızı ve geleceğimizi ipotek altına aldığı modern dö nemde, Rabbimizin rahmet yüklü mesajı Kur’an-ı Kerim’i ve alemlere rahmet olarak gönderdiği Peygamberimiz’in Sünnetini daha iyi anlamaya, bunun için de gönlümüzü Kur’an’a aç maya ve Sevgili Peygamberimiz’in örnek hayatını ve ahlakını rehber edinmeye ne kadar çok ihtiyacımız var. Çünkü Kur’an ve Sünnet, bizi sıradan bir canlı olmaktan kurtarıp aslımıza döndüren bir çağrı olarak, bize kendimizi, Rabbimizi ve varoluşun sırrını tanıtan bir hakikat bilgisi olarak 14 asırdır bizleri korumuş, dünya hayatının engebeli yolculuğunda dimdik ayakta durmamızı ve dosdoğru yol üzere yürümemizi sağlamıştır. Öyleyse Mevlid Kandili’nde Kur’an’la ve Peygamberimiz’in Sünneti ile buluşalım, onları evimize misafir edelim, Peygamber Efendimizi daha yakından tanıyalım, çocuklarımızı O’nun sevgisi ile yetiştirelim, Kur’an-ı okuma ve anlamayı ibadet, yaşamayı hayatımızın gayesi edinelim.
…..

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Mevlid Kandili nedeniyle yayınladığı mesajından alıntıdır.

Şükufe Sanatına Örnek Stilize Çiçekler

Şubat 20th, 2010

Yeni Arayüz’ümüzle hepinize merhaba

Şubat 14th, 2010

Sitemiz yeni bir yüze sahip oldu. Umarım bu değişikliği beğenirsiniz. Daha görsel ve gözü yormayan bir tema seçtik. Resimler ve yazılar daha anlaşılır oldu bu yeni haliyle. Daha güzel çalışmaları paylaşmak temennisi ile.

Not: Bir kısım forumlar yada bloglar tezhipnedir.com da bulunan bilgileri bire bir kopyalayıp yayınlıyor ve alıntı yapılan bu sitenin adını dahi yazmıyor. İnternet ortamı her türlü paylaşımın kolaylıkla yapıldığı bir yer ama lütfen emeğe saygı gösterelim ve alıntı yaptığımız yerlerin adını yada adresini mutlaka yazalım.

Sema Onat

Şükufe

Şubat 14th, 2010

Çiçek minyatürleride denilen şükufe Türk tezyinatında tabi ve üsluplaşmış çiçeklerden oluşur. Çiçekler, dal ve yapraklar “şükufedan” denilen kaplar ve vazolar içinde ya da fiyonklarla bağlanarak, kimi zaman doğaya yakın natür-mort kavramı içinde çalışılmıştır. Bu üslupta teknik olarak tarama ve akıtma boya olduğu kadar noktalamaya da yer verilmiştir. Şükufe ince fırça darbeleriyle gölgelendirme yapılarak çalışılan, özellikle kitap sanatında çokça eserler verilen ince bir üsluptur. Özellikle 18.yy ve 19.yy larda benimsenmiş bir süslemedir.

Ali Üsküdari, Ahmet Ataullah, Hüseyin Hüsnü, Salih Efendi gibi sayısız çiçek ressamları dönemlerinin en önemli üstatlarıdırlar.

« Prev