Archive for the 'Tasarım' Category

Vakit Kılıç Gibidir Sen Onu Kesmezsen O Seni Keser

Haziran 14th, 2011

Yaklaşık iki ay önce başladığım ve 15 gün önce de bitirdiğim kılıç formundaki serbest  tasarımda  tezhiple tezyin ettiğim  eseri değerli görüşlerinize takdim etmekten büyük mutluluk duymaktayım. Tüm  eserlerimde olduğu gibi bu esere de başlamadan önce desen tasarım süreci her zaman düşündürücü,yorucu  ve bir o kadar da heyecan verici oluyor. Tasarımın sonunda nasıl bir desen olacağı ve tezyinin bitiminde nasıl bir eser ortaya çıkacağı meraklandırıyor insanı.  Oluşturacağım desen üzerindeki çalışmalarımdan sonra tezyinatına başlamak, kullanacağım malzemeleri hazırlamak ve geceler boyu çalışmak. Tüm bu meşakkatler ve yorgunluklar, bitirdiğiniz eseri karşınıza alıp baktığınız zaman geöiveriyor.

Diğer eserlerde olduğu gibi bu eserimle işgili olumlu olumsuz görüşlerinizi bekler, bundan sonraki yapacağım eserlerimde dualarınızı esirgememeniz dileğiyle, yeni eserlerde görüşmek üzere.

Sazyolu Çiçek Tasarımlarım

Haziran 23rd, 2010

Yeni Bir Tablo

Nisan 2nd, 2010

Yeni bir tablo yeni bir iş. Süslemeye başlayacağım yeni eser 100 cm eninde 110 cm boyunda oldukça büyük ve farklı bir hilye-i şerif tasarımı. Eseri süslemek için düşündüğüm tasarım, iki iplik desenden oluşacak. Bir ipliği dilimli rumi diğer ipliği ise çiçek hattı şeklinde geçiyor. Genişliği 8 cm olan tasarımın, zor ve emek isteyen, desen çizimi, Altınlama, boyama vs tüm yapım aşamalarını sizlerle paylaşacağım. Bana ve elinde işi olan meslektaşlarıma kolay gelsin.

Åžemse Kompozisyonu

Ocak 31st, 2010

A Simetrik Buluttan çıkma hatayi kompozisyonu, bulut ve saz yolu yaprakları kullanarak serbest esler çıkılmıştır. Çıkılan dallara orantılı bir şekilde çiçekler (hatayiler) yerleştirilir.

Klasik Tezhipte Desen Boyama Sırası 2

Ocak 9th, 2010

Mehmet Karamemi Hakkında Bildiklerimiz

Kasım 20th, 2009

         Kanuni Divanını tezhib ve tezyin ettiği sene: 973
         Alinin Menakıbı Hünerveranındaki kayıt. Buna dayanarak Üstad Tahsin Özün ismini vermesi.
         Kanuni Sultan Süleyman ( Muhibbi ) divanında iki mütevazi imzası.
         Kanuni Sarayı Nakışhanesini baş ustası olması.
         Hassas, içli ve sanatta tenevvü  seven olgun bir iç varlığı.
         Saraydaki Nakışhanede beraber çalıştığı bir oğlu.

Mehmet Karamemi ve Saraydaki Nakışhanenin Kadrosu

         Arayan bulur derler. Aramaya lüzum görmeden, eskilerini bulup öğrendiklerini tekrar etmek tenbelliÄŸi, bizleri peÅŸin hükümcü yapmış. ” Ne yazık ki vesika yok, diye  boyun bükmekle yetiniyoruz.” Halbuki iÅŸte arayan buluyor.
       Arkadaşım Kemal Çığ, Karamemiye merak sardığımı duyunca, bana bir yeni ve deÄŸerli vesika gösterdi: Topkapı Sarayı Müzesi arÅŸiviNo 9612: ” Cemaati zerduzlar” ve listenin başında ” Karamemi NakkaÅŸ başı yirmi beÅŸ buçuk akçe ” cümlesi 25,5 akçe, aldığı yevmiye olacaktır. DiÄŸer sanatkar arkadaÅŸlar ve ÅŸakiretleri sıra ile zikrediliyor : Üveys Bin Ahmet 14. (ölmüş), Mustafa BuÄŸdan 14. Ali Bin Bayram 8. Mehmet Bin Abdürrahman 6,5. Hasan Bin Hızır 7,5. Mustafa Bin Yusuf 5,5. ” Ulefesine gelmediÄŸi kayıtlı.” Cafer Bin Çelebi Åžerif 8,5. Yusuf Rumi 11. Ahmet Bin Kasım 6,5. Ferhat bu sene 9,5. Mehmet Bin Hasan 5,5. Kasım Arnavut 3. Bini Karamemi 10. Ali Birader Abdülkerim Åžakird 2.
        Şakirdanı Mezkureyn: Hüseyin Macid şakirdi Beşaret 1. Akçe, İlya bu sene şakirdi Kasım 11 akçe . Yusuf bu sene şakirdi Beşaret 2 akçe.
        Cemaaati ehli hiref vacibi Muharrem ve Rabiülevvel sene 952.Â
        Cemaati Nakkaşan, Bölükü Rumiyan: Şahkulu Bağdadi Ser bölük 25 akçe, Hasan bin Mehmet 22 akçe, Durmuş bin Hayrettin 16,5 akçe, Ahmet Firuz bey 16 akçe, ayrıca 20 kişi kayıtlı.

        Bu vesika bize Karameminin Kanuni Sultan Süleymanın Topkapı Sarayındaki Nakışhanesinin baÅŸ ustası olup diÄŸer arkadaÅŸ ve ÅŸakirdlerine nazaran en fazla parayı aldığını öğretiyor. Karameminin 952 deki kadrosu 29 kiÅŸiden mürekkeptir. Bunlar arasında birisi oÄŸludur. Bini Karamemi bu demek olmalıdır. Aynı zamanda yalnız kendisinin deÄŸil, diÄŸer sanatkar arkadaÅŸlarının da merakları vardır. Karamemi ve maiyyetindekiler toptan günde ”214” akçe alıyorlar. O zamanın raicine göre kıtkanaat geçinilecek bir para. Sanatı teÅŸvik eden menfaat deÄŸil, aÅŸk; o zaman da öyle, her zaman da.   EÄŸer sanatkarlarımız güzel eserler meydana koymuÅŸlarsa bunlar sırf kendilerinin sanata baÄŸlılık ve aÅŸklarından doÄŸmuÅŸtur. Çok muhtemeldir ki bununla pek  güç geçinebilmiÅŸlerdir. O günlerde de layık olmıyanlar sarayda ne fuzuli paralar alırlarmış. Ellerine az paralar geçiyordu amma, bütün sıkıntılarına raÄŸmen, sanat heyecanıyla hayatlarının zevkini çıkaranlar da onlardı. Zira diÄŸer yiyip içip hayatta boÅŸ geçenlerden bir ÅŸey kalmadı. Lakin bu sanatkarların müşterek eserleri meydanda. Bize kendi ruhlarının Türk inceliÄŸini aksettirerek yine aramızda yaşıyorlar. Mutlu olmak onlara, Bahtiyarlık ta bizlere. Ruhları ÅŸad ola.

Köşe Desen Örnekleri

Kasım 9th, 2009

Desen Tasarımları

Kasım 4th, 2009

Desen Çizme ve Boyama Tekniği

Kasım 2nd, 2009

         Serbest tasarımda oluÅŸturulan bir damla formundan yola çıkarak ” A Simetrik ” bir kompozisyon çizilmiÅŸtir. BaÅŸlangıç noktası yaprak yığınlarıyla baÅŸlayıp, kurallara uygun ÅŸekilde ” S ” helezonlarıyla diÄŸer bütünler oluÅŸturulur. Yönlü ve Merkezsel hatayileri kullanarak eÅŸit aralıklarla dengeli bir dağılım yaparak, en son diÅŸli yapraklarla da süslenerek tamamlanır.

         Boyama iÅŸlemine baÅŸlamadan önce kullanacağımız kağıdı, yapacağımız desenin renklerine uygun olarak tercih ederiz. Deseni, uygulayacağımız kağıda geçirdikten sonra, boyama iÅŸlemine altın veya yaldız boya kullanarak,  yaprakların uçlarına, sulandırma tekniÄŸi ile ton atarak baÅŸlarız. Bu iÅŸlemi yaparken dikkat etmemiz gereken çok önemli bir husus ÅŸudur; yapraklara sürdüğümüz sulu altın veya yaldız dengeli olmalı, çok koyu olursa uçlarına atılan ikinci koyu ton hem belli olmaz hemde açıktan koyuya dengeli bir geçiÅŸ saÄŸlanmamış olur. Daha sonra çiçeklerimiz için bir sıcak bir soÄŸuk (pembe – mavi veya turuncu yeÅŸil) olmak üzere iki renk seçip, zemine sulu (açık)  ve uçlara koyu ton atılarak boyamaya baÅŸlanır. Ton atma iÅŸlemleri bittikten sonra, çiçek renkleri kendi koyu tonları ile kontürlenir. Yapraklarda , koyu bordo, kahverengi veya yeÅŸil tonlarından istenilen bir renkle kontürlenir.

       

Desen Çizme Tekniği (Usulü)

Ekim 29th, 2009

           Tezyini sanatlarda yıpranmış, harap halde bulunan öyle eserler vardır ki, bunlar desenleri sayesinde asırlara meydan okuyarak önemini korumaktadır. Türk’ün bezeme sanatında, deseni bu kadar kıymetli yapan ÅŸey nedir ? Asırların eleÄŸinde elenerek kabul görmüş, desen tasarımındaki ortak prensipler nelerdir ? Bu soruÅŸarın cevabını arayarak, tezyini Türk sanatında, klasik üslupta desen çüzmenin usulünü sırasıyla gözden geçirelim.

         BEZENECEK ALAN SINIRININ ÇİZİLMESİ

       Tasarıma başlarken ilk iş, desenin yer alacağı alanların sınırlarını çizerek şeklini belirlemektir. Mesela tezyin edilecek eser celi bir levha ise, önce yazı kuralına uygun şekilde kesilerek murakka gerilir. Yazıyı çerçeveleyecek cetvellerin, arasuyunun kalınlığı, sayısı, varsa iplik veya kuzunun yerleri ile en dışta yer alacak alan kenar suyunun kalınlığı seçilerek işaretlenir. Böylece bezenecek alanların son şekli net olarak ortaya çıkar. Sonra  bunlara uygun desenler düşünülür.
        Zira tezyini sanatlarda hiç unutulmaması gereken önemli noktalardan biri, bezenecek yere göre tasarımın yapılmasıdır.Çünkü bezenecek nesnenin özellikleri, bulunduğu durum ve süsleme maksadı dikkate alınarak desen tasarlanır. Zaman zaman şahit olunduğu gibi, hazır boş bir çerçeve içine eldeki yazıyı oturtmak usule uygun değildir. Çünkü bu tutumla gereken ölçüleri tutturmak, her zaman mümkün olmaz.

          SİMETRİ EKSENLERİ ÇİZİLMESİ VE PAFTALARA AYRILMASI

       Paftaları ayıran sınır çizgisi, mutlaka başlayıcı motiflerle gizlenir. Mesela iplik denilen ince bir şerit, ayırma rumi, dolantı bulut, sazyolu üslubunda yapraklar ve yapraklar sırtını dayamış, küçük hatayi grubu motifler, desen içinde bu görevi yerine getiren unsurladır.
       Aynı desen bu birleÅŸtirici motiflerden bir veya birkaç çeÅŸidi kullanılabilir. Önemli olan bu motiflerin, paftalar arasında ÅŸekil ve renk bakımından ahenkli ve güzel bir geçiÅŸ saÄŸlaması, eserin bütünlüğünü korumasıdır. Åžayet bu baÄŸlayıcı motifler kullanılmadan, paftaların sınırı sadece bir çizgi ÅŸeklinde bırakılırsa, Muhsin Demironat Hoca’nın tabiri ile; ” Desen yamalı bohçaya benzer ve motifler ne kadar güzel çizilirse çizilsin sakil bir görünüş arzeder.” demiÅŸtir.

Next »