Archive for the 'Desen' Category

Yazma Kitaplarda Süsleme Alanları 2

Ocak 1st, 2010

        FİHRİST TEZHİBİ

   Az sayıda da olsa, bazı yazmalarda zahriyeden sonra kitabın fihristi gelmektedir. Fihrist bir veya bir kaç sayfa olabilir. Bazı eserlerde  bunların da baÅŸ tarafı ve çevresi tezhiplenmiÅŸtir. Nadir ama çok güzel bir örnek, Süleymaniye Kütüphanesi Damat İbrahim PaÅŸa 257 numarada kayıtlı Buhari’nin Camiü’s-Sahih adlı eserinde görülmektedir. Bu kitabın fihristi, tam sayfa tezhibi üzerinde yer alan çapraz safihalarda yazılıdır. Müzehhibi, serlevha tezhibindeki imzaya göre Abdü’l-Fettah’tır.

     BAŞLIK TEZHİBİ

     Yazma kitabın tezhiplenen baÅŸlık bölümüne serlevha denir. Serlevha tezhibi Besmele’nin hemen üstünde yer aldığı gibi, özellikle Kur’an’larda, metni içine alacak ÅŸekilde tam sayfa tezhipli, ya da karşılıklı iki tam sayfa tezhipli olabilir. Selçuklularda dikdörtgen baÅŸlık tezhibinin yanına, yuvarlak veya ucu yana doÄŸru sivrilmiÅŸ gül formu eklenmiÅŸtir.

     Fatih döneminde serlevha tezhibi, sayfanın enince uzanan yatay dikdörtgen biçimdedir. Bu dikdörtgenlerde renkli stilize çiçek, dal, yaprak ve filiz motifleri yani hatayi süsleme ve çevrelerinde de türlü geçmeler görülür. 16. ve 17. yy’larda zahriyeden sonra tek veya çift tam sayfa tezhibinin içinde Fatiha suresi yer almıştır. Bir kısmında ise ilk tam sayfa tezhibi içinde Fatiha, karşısındakinde ise Bakara suresinin baÅŸ tarafı yazılmıştır. Kur’an dışındaki eserler de çok özenilerek tezhiplenmiÅŸtir. Örnek olarak Turhan Valide Sultan 265 numarada kayıtlı olan, İbni Sina’nın Kanun fi’t-Tıb kitabını verebiliriz.

Kaynak : Türk Tezhip Sanatı

Yazma Kitaplarda Süsleme Alanları 1

Aralık 30th, 2009

        Yazma eserlerde, metinden önce gelen ve zahriye adı verilen baÅŸ sayfa, hatime diye adlandırılan son kısım, baÅŸlık (serlevha) , Kuran’ da bölüm baÅŸları (sure başı, fasıl başı), secde kenarları, sure, cüz ve hizib gülleri, ayetlerin baÅŸ ve bitim noktaları (vakfe, durak) , bazı deÄŸerli eserlerin yazı dışında kalan bütün kenarları, nadiren de arada boÅŸ bir tek sayfa tezhiplenmiÅŸtir.

       ZAHRİYE TEZHİBİ

      Arapça zahr sözcüğü ”arka, sırt” demektir ; zahriye ise, ” bir kağıdın arka tarafına yazılan yazı, ÅŸerh” anlamını taşır. Yazma eserlerde, kitabın baÅŸladığı ilk sayfanın arka yüzüne zahriye denmektedir. Kitaplar genellikle birinci yaprağın yüzünden baÅŸlamaktadır. Buna göre bu sayfanın yüzü zahriyedir. Burada bazen kitabın adı, müellifi, meÅŸhurların hükmü, kitaba sahip olan kiÅŸi veya kiÅŸiler (temellük kaydı) , kitabın satın alındığı tarih, bir ya da bir kaç beyit, vakıf kaydı vb. yazılarla mühürler bulunur. Bazen de zahriye boÅŸ bırakılmıştır.

         Turhan Valide Sultan’ın Vakfiye’sinde ise zahriyede oÄŸlu Avcı Mehmet’in tuÄŸrası yer almıştır. Kitaba güve ve böceÄŸin dokunmaması için tılsım sözü olarak yazılan kebikeç yazısı da genellikle zahriye sayfasına yazılmıştır. Yazmalarda zahriye sayfası bazen tezhipli bazen de süslemesizdir. Tezhip tam sayfa olarak veya madolyon biçimde ÅŸekil Ib ‘de yapılmıştır. Memlüklülerde ve bazı Selçuklu eserlerinde zahriye tam sayfa olarak ÅŸekil IIa.’da süslenmiÅŸtir. Bunlarda içi benek veya yıldızlarla süslü geometrik geçmeler hakimdir. Selçuklu tezhibiyle süslenmiÅŸ pek çok eserde ise zahriyede yuvarlak bir madolyon bulunur ve çevresine münhaniler (dışa doÄŸru geniÅŸleyerek birbirine eklenmiÅŸ eÄŸriler) çizilmiÅŸtir.

          Fatih döneminde hem tek hem de çift zahriye tezhibi görülür. Tek sayfa olanlar ÅŸekil Ia’da yer alır; ya tek bir madalyon veya tam sayfa tezhiplidir. Tam sayfa tezhiplilerde alt ve üstte yer alan dikdörtgen formların içinde ÅŸekil IIb’de yer alır.

Kaynak : Türk Tezhip Sanatı ( Turkish Art Of Illumination)

Klasik Tezhipte Desen Boyama Sırası

Aralık 27th, 2009

        Hilye-i Şerif  , dört halifenin bulunduğu orta kısmının tezhiplemesindeki 1/4 paftasının desen geçirme aşamasında sırasıyla, ilk önce mat ve parlak altınlar sürülür. Daha sonra renkler ve çiçek tonları atılır. Tahrirler çekilir. Parlak altın zemin üzerine hurde rumiler yapılar. Lacivert zemin atılır. En son olarak da uçlara çiçeklerin koyu tonları sürülür.

       Desen çıkarma aşaması elbetteki zor olam kısımdır. Deseni en iyi şekilde oturtup oluşturduktan sonra geçirme ve boyama aşamasında minimum problemle karşılaşılır.Desende kullanacağınız rumi, bulut, hatai veya çiçek dağılımları ve yerleşimleri, kurallara uygun şekilde ve birbilerine orantılı bir halde olmalıdır.

1/6 Simetrik Bulut-Hatayi Kompozisyonu

Aralık 22nd, 2009

        1/6 Simetrik bulut-hatayi kompozisyonunda, bir paftasına iki ayrı  bulut çizilmiştir. Kenarları ise dendanlı olup, yıldız motifini andırır.  Bu tür kompozisyonlar da bulut serpme veya dağınık şekilde yerleştirildikten sonra, çiçek dallarımızı en uygun ve hattının akışkanlığını sağlayacak tarzda yönlerini tercih ederiz. Küçüklü büyüklü çiçekler kullanarak orantılı bir yerleşim yapılır. En zor olan kısım, desenin bir paftasını oluşturduktan sonra diğerlerini çizmek. Tabiki çizimlerin tamamı bittikten sonra ortaya çıkan tablo, bir önceki yorgunluğu hafifletiyor.
      Bir sonraki çalışmada buluşmak üzere şimdilik hoşçakalın.

Edirne Selimiye Camii

Aralık 17th, 2009

       Eminönü Yeni Cami’nin,  tezhib, çini ve kalem iÅŸi desenlerinden fotoÄŸraflar çekmiÅŸtim (Diyanet İşlerinden izin alarak).  Türk islam sanatının nadide eserlerini sizlerle paylaÅŸmak  istedim.

Osmanlı Fermanları Dönemi Ve Tezyînâtı

Aralık 14th, 2009

RESİM   1
Cinsi           : Berât
Dönemi        : III. Selîm
Tarihi          : h.29.06.1204 / m.16.03.1790
Yazı Çeşidi   : Berâtın ilk satırı celî dîvânî, diğer satırlar ise dîvânî hat ile yazılmıştır. 7 satırdır.
Ebadı         : 61×132,5 cm.
Tuğrası ve Tezyînâtı : Tuğra, yeşil (Neftî) mürekkeple çekilmiş olup, altınla tahrîrlenmiştir. :ç beyze, kırmızı zemin üzerine altın, sere kısmı ise sâde zemîn üzerine kırmızı, negatif motiflerle, diğer kısımlar ise, hataî kompozisyonu, şîkâf tarzında tezyîn edilmiştir. Tuğranın üst kısmındaki şemse, aynı şekilde tezyîn edilmiş olup, zemînî bir çeşit lâcîvert ile doldurulmuştur. Hatt-ı hümâyûn kısmı, altın dendanlarla çevrilip, dış kısmı degrade boyanmış yapraklarla ve renkli goncalarla, iç boşlukları ise sâde zemîn üzerine sıvama altın hatâî dallarıyla tezyîn edilmiştir. Zemin iki pervaz ve kalınca bir altın cedvelle çevrilmiştir. Çerçevesindeki yarım goncaların çanak yaprakları, sıvama altın olup, turuncu ile gölgelendirilmiştir. Siyah ve beyaz olmak üzere iki tahrir vardır. Desen, kırmızı-mavi tığlarla çevrelenmiştir. Hayat ağacının her iki tarafında, simetrik halkârî çalışma yer almıştır. Davet (dua) cümlesi ve yazıların üstü, hançer biçiminde, mahall-i tahrîr ise, kandil veya sürahi şeklinde zerefşânlıdır. Fermanın satır aralarına ve duâ cümlesinin üst tarafına yapılan altın noktaların içine muhtelif desenler yapılmıştır. Bunlar, merkezî hatâî, geçme, pars beneği ve hatâî dalları şeklindedir. Şikâf tarzında bezenmiştir. Yazıda kırmızı ve altın mürekkep kullanılmıştır.
Gördüğü İşlem : Tuğranın sağ tarafında, Pâdişâh’ın el yazısıyla, ‘’Mücebince amel oluna.’’, (Gereği yapılsın) ibâresi bulunmaktadır. Sol alt köşede, berâtın yazıldığı yerin kaydı vardır.
Konusu          : Sarây-ı Atîk Teberdârânı Vekilharcı İbrahim’in, kitâbet görevini, kendi isteğiyle bırakmış olduğundan, bu görevin es-Seyyid el-Hâc Yunus’a verilmesine dâir.

RESİM 2
Cinsi          : Berât
Dönemi       : III. Selîm
Tarihi         : h.24.05.1205 / m.29.01.1791
Yazı Çeşidi : Berâtın ilk satırı celî dîvânî, diğer satırlar ise dîvânî hat ile yazılmıştır. 16 satırdır.
Ebadı         : 50,5×151,5 cm.
Tuğrası ve Tezyînâtı : Altınla çekilen tuğra siyah tahrîrlidir. Boşlukları, zemîn renginin daha koyu tonuyla yapılmış negatif motifli kompozisyonlarla  tezyîn edilmiştir. Zemîn renkleri açıklı-koyulu (gölgeli) sürülmüştür. Hayat ağacının halkârî tezyînatı simetriktir. Tuğranın üst kısmındaki tepelik formu içinde, kapal form ve hatâi helezonundan müteşekkil klasik tezhib yer almıştır. Etrafındaki yarım goncaların çanak yaprakları renkli halkâr, taç yaprakları sıvama altındır. Şemseler içindeki natüralist çiçekler ve buketler, zer-endûd üzerine yapılmıştır. Tepede , yine halkârî çalışmışbüyük bir hatâî goncası yer almıştır. Altın cedvelin etrafı halkârî yapraklar ve renkli tığlarla bezenmiştir. Formun her iki tarafında, simetrik olarak yer almış, naturalist çiçek buketleri ve güller mevcuttur. Mahall-i tahrîr, halkârî hatâînin meşîmesi içinde yer almıştır. Satır araları, mücevher noktalıdır. Yazıda, kırmızı ve siyah mürekkep kullanılmıştır.
Gördüğü İşlem
: Sol alt köşede, berâtın yazıldığı yerin kaydı vardır.
Konusu          :  İstanbul  İspanya Orta Elçiliği’ne ikinci tercimân olarak Kostantin oğlu Aleksandro’nun tâyin edilmesine ve bütün vergilerden muaf tutulmasına dâir.

RESİM 3
Cinsi       : Ferman
Dönemi    : III. Selîm�
Tarihi      : h.Evâsıt-ı B.1209 / m.Ocak-Şubat 1795
Çeşidi      : Ferman , dîvânî hat ile yazılmıştır. 9 satırdır.
Ebadı       : 53×76,5 cm.
Tuğrası ve Tezyînâtı: Tuğra, altınla çekilmiş olup siyahla tahrirlenmiştir. İç beyze, altından negatif çiçeklerle, taht bölümü yaprak ve gonca motifleriyle tezyîn edilmiştir. Diğer kısımlar, hatâyî kompozisyonlu klasik tezhîbdir. Tuğraların üzeri, dendanlarla kapatılmıştır. Mahall-i tahrîrin boşlukları, altından negatif motiflerle, etrafı şikâf yapraklarla tezyîn edilmiştir. Satır aralarına, helezonî ve şeşhâne noktalar  yapılmıştır. Yazıda siyah mürekkep kullanılmıştır.
Gördüğü İşlem :  Sol alt köşede, fermanın  yazıldığı yerin kaydı vardır.
Konusu          : İstanbul Fransa Elçiliği Tercümânı Simon’un oğlu olan Bedros’un bütün vergilerden muaf    tutulmasına dâir.

RESİM 4

Cinsi         : Berât
Dönemi      : Abdülaziz
Tarihi        : h.18.03.1290 / m.16.05.1873
Yazı Çeşidi : Berâtın ilk satırı celî dîvânî, diğer satırlar ise dîvânî hat ile yazılmıştır. 24 satırdır.
Ebadı        : 56,5×77,2 cm.
Tuğrası ve Tezyînâtı : Altınla çekilmiş tuğra, güneş ve yıldızlarla çevrilmiştir. Üst köşelerde, birer hîlâl bulunmaktadır. Türk rokokosu üslûnuyla yapılmış bordürde, sarı ve yeşil altın kullanılmıştır. Yazının sol kenarında, stilize yapraklar ve alt kısmında yıldızlar yer almıştır. Teztînâtın tamamında sarı ve yeşil altın kullanılmıştır. Yazıda, kırmızı, siyah ve altın mürekkep kullanılmıştır.
Gördüğü İşlem : Sol alt köşede, berâtın yazıldığı yerin kaydı vardır.
Konusu          : Edirne ve tevâbi’i Metropolidi Krilos’un azliyle yerine Râhib Deponiyos’un tâyin edilmesine ve görevlerine dâir.

 Kaynak : Osmanlı Fermanları

Bulut Åžemse Kompozisyonu

Aralık 7th, 2009

       1/2 Şemse kompozisyonunda sadece bulut çalışması yapılmıştır. Bulut dalları birbirlerinin içinden, üstünden, altından ve yanından geçerek bulunduğu alanın bulut dağılımı orantılı bir şekilde sağlanmıştır. Örnekte ki tasarımda  bulut dallarının bağlantıları bellirgin  olsun diye her bulutu farklı renklerde boyadım.

Bulut Hatayi Kompozisyonu

Aralık 4th, 2009

      1/2 şemse modelinde bulut hatayi kompozisyonu çalışılmıştır. Bulut dalları ve çiçek dalları birbirine değmeden kurallarına uygun bir şekilde çizilmiştir.

Bulut Motifleri

Aralık 1st, 2009

        Bulut motiflerinin kaynağı, Çin sanatına dayandırılır. Bu nedenledir ki bu motife ” Çin Bulutu” da denir. Efsanevi bir hayvan olan ejdere, Çin sanatında oldukça sık rastlarız. Çin inanışlarına göre ejder, bir güç sembolüdür. Göklerin koruyucusu ve tek hakimidir. Arseven, bulut motifini ejderin kıvrak formuna benzetmektedir. Bazı sanat tarihçileri de bulut motiflerini ejderin aÄŸzından çıkan ateÅŸe veya buhara dayandırmaktadır.

        Bulut motifinin kullanımına İran sanatında da bolca rastlarız. Türk sanatına tam anlamıyla girişi ise II.Beyazıt Döneminde olmuştur. 15. ve 16. yüzyıllar bulut motifinin en çok ve süslemede en yaygın olarak kullanıldığı dönemdir. Ancak hatayi ve rumi üsluplarında olduğu gibi, bulut da Osmanlı sanatında tamamıyla kendine has bir üsluplaşmayla karşımıza çıkar.

         Bulut Üslubu ve Motifler:

      Bulut üslubunda kullanılan motifler, benzer işlevlerinden ötürü rumi motifleriyle aynı isimler altında toplanabilirler. Buna göre bulutun, kendisi ortabağ ve tepelik ana motifleri oluşturur.  Bulut üslubunun kurallarında daha esnek davranıldığı dikkat çekmektedir. Bolca kullanılan kıvrımlar, kompozisyon oluşumunda akıcılığı sağlayarak desen çizimini kolaylaştırmıştır.

            Hatayi ve rumi üslubunda olduğu gibi, bulut üslubu motifleri de diğer üslup motifleriyle aynı sapın üzerinde yer  alamazlar, ancak diğer  motiflerle aynı düzenlemenin içinde kullanılabilirler. Hatayi-bulut, rumi-hatayi üslubu motifler, aynı kompozisyon içinde sıkça rastlanan kombinasyonlar olmalarına rağmen, desende tek düzeliği önlemek amacıyla, bulut ile ruminin aynı kompozisyon içinde çoğunlukla yer almadığı gözlenir.

Mehmet Karamemi Hakkında Bildiklerimiz

Kasım 20th, 2009

         Kanuni Divanını tezhib ve tezyin ettiği sene: 973
         Alinin Menakıbı Hünerveranındaki kayıt. Buna dayanarak Üstad Tahsin Özün ismini vermesi.
         Kanuni Sultan Süleyman ( Muhibbi ) divanında iki mütevazi imzası.
         Kanuni Sarayı Nakışhanesini baş ustası olması.
         Hassas, içli ve sanatta tenevvü  seven olgun bir iç varlığı.
         Saraydaki Nakışhanede beraber çalıştığı bir oğlu.

Mehmet Karamemi ve Saraydaki Nakışhanenin Kadrosu

         Arayan bulur derler. Aramaya lüzum görmeden, eskilerini bulup öğrendiklerini tekrar etmek tenbelliÄŸi, bizleri peÅŸin hükümcü yapmış. ” Ne yazık ki vesika yok, diye  boyun bükmekle yetiniyoruz.” Halbuki iÅŸte arayan buluyor.
       Arkadaşım Kemal Çığ, Karamemiye merak sardığımı duyunca, bana bir yeni ve deÄŸerli vesika gösterdi: Topkapı Sarayı Müzesi arÅŸiviNo 9612: ” Cemaati zerduzlar” ve listenin başında ” Karamemi NakkaÅŸ başı yirmi beÅŸ buçuk akçe ” cümlesi 25,5 akçe, aldığı yevmiye olacaktır. DiÄŸer sanatkar arkadaÅŸlar ve ÅŸakiretleri sıra ile zikrediliyor : Üveys Bin Ahmet 14. (ölmüş), Mustafa BuÄŸdan 14. Ali Bin Bayram 8. Mehmet Bin Abdürrahman 6,5. Hasan Bin Hızır 7,5. Mustafa Bin Yusuf 5,5. ” Ulefesine gelmediÄŸi kayıtlı.” Cafer Bin Çelebi Åžerif 8,5. Yusuf Rumi 11. Ahmet Bin Kasım 6,5. Ferhat bu sene 9,5. Mehmet Bin Hasan 5,5. Kasım Arnavut 3. Bini Karamemi 10. Ali Birader Abdülkerim Åžakird 2.
        Şakirdanı Mezkureyn: Hüseyin Macid şakirdi Beşaret 1. Akçe, İlya bu sene şakirdi Kasım 11 akçe . Yusuf bu sene şakirdi Beşaret 2 akçe.
        Cemaaati ehli hiref vacibi Muharrem ve Rabiülevvel sene 952.Â
        Cemaati Nakkaşan, Bölükü Rumiyan: Şahkulu Bağdadi Ser bölük 25 akçe, Hasan bin Mehmet 22 akçe, Durmuş bin Hayrettin 16,5 akçe, Ahmet Firuz bey 16 akçe, ayrıca 20 kişi kayıtlı.

        Bu vesika bize Karameminin Kanuni Sultan Süleymanın Topkapı Sarayındaki Nakışhanesinin baÅŸ ustası olup diÄŸer arkadaÅŸ ve ÅŸakirdlerine nazaran en fazla parayı aldığını öğretiyor. Karameminin 952 deki kadrosu 29 kiÅŸiden mürekkeptir. Bunlar arasında birisi oÄŸludur. Bini Karamemi bu demek olmalıdır. Aynı zamanda yalnız kendisinin deÄŸil, diÄŸer sanatkar arkadaÅŸlarının da merakları vardır. Karamemi ve maiyyetindekiler toptan günde ”214” akçe alıyorlar. O zamanın raicine göre kıtkanaat geçinilecek bir para. Sanatı teÅŸvik eden menfaat deÄŸil, aÅŸk; o zaman da öyle, her zaman da.   EÄŸer sanatkarlarımız güzel eserler meydana koymuÅŸlarsa bunlar sırf kendilerinin sanata baÄŸlılık ve aÅŸklarından doÄŸmuÅŸtur. Çok muhtemeldir ki bununla pek  güç geçinebilmiÅŸlerdir. O günlerde de layık olmıyanlar sarayda ne fuzuli paralar alırlarmış. Ellerine az paralar geçiyordu amma, bütün sıkıntılarına raÄŸmen, sanat heyecanıyla hayatlarının zevkini çıkaranlar da onlardı. Zira diÄŸer yiyip içip hayatta boÅŸ geçenlerden bir ÅŸey kalmadı. Lakin bu sanatkarların müşterek eserleri meydanda. Bize kendi ruhlarının Türk inceliÄŸini aksettirerek yine aramızda yaşıyorlar. Mutlu olmak onlara, Bahtiyarlık ta bizlere. Ruhları ÅŸad ola.

« Prev - Next »