Padişah Tuğraları

Kasım 17th, 2009

        TuÄŸra, Türkçe’de kelime olarak padiÅŸahın ismini ihtiva eden özel bir iÅŸaret, padiÅŸahın imzası gibi anlamlar ifade eder.

       Kelimenin aslı OÄŸuz lehçesinde ” TuÄŸraÄŸ ” olup, hükümdarın basılmış imzası demektir. OÄŸuz hakanları, Selçuklu sultanları ve nihayet Osmanlı padiÅŸahları tuÄŸrayı kullanmışlardır.

       Osmanlı belgelerinde kullanılan ve Arapça’da ”remiz,imza” anlamlarındaki ”tevki” kelimesi ile keza Farsça’da yine aynı anlamlarda ki ”niÅŸan” kelimesi, tuÄŸra ile müteradif olup, ”Tevk-i Hümayun”, ”tevk-i refi”, ”niÅŸan-ı serif-i aliÅŸan-ı sultani” gibi tabirlerin hepsi de tuÄŸra demektir.Ferman, berat, menÅŸur vesair belgelerde kullanılan ” alamet-i ÅŸerife ” tabiri de tuÄŸrayı ifade etmektedir. TuÄŸrayı çekene ” TuÄŸrai”, ”TuÄŸra-keÅŸ”, ”Tevki’i” veya ”NiÅŸancı” denilirdi.

        İlk defa tuÄŸranın Orhan Bey tarafından kullanıldığı bilinmektedir. İlk tuÄŸralarda hükümdarın ismi ile babasının ismi yer almaktaydı: Orhan bin Osman, Murat bin Orhan, Emir Süleyman bin Beyazid gibi. I.’Mehmed’den (Çelebi) itibaren ”Han” sıfatı da ilave edilmiÅŸ ve II.Murad’dan itibaren ” Muzaffer daima ” veya ” el-Muzaffer daima ” dua cümlesi de tuÄŸralarda yer almıştır.

        Osmanlı Devletin’de, padiÅŸahların isimlerini ihtiva eden tuÄŸra, arma olarak kullanıldığı gibi, berat ve fermanlar da zamanla sikkeler, resmi abideler, posta pulları, damgalı resmi evrak ile kontrol damgası olarak altın ve gümüşten mamul eÅŸya üzerine koyulmak suretiyle umumileÅŸtirilmiÅŸtir.

        Tuğra Osmanlı padişahlarının bir çeşit imzasıdır. Osmanlı devletinin kuruluşundan başlayarak yıkılışına kadar hiç önemini kaybetmeden çok değişik yerlerde kullanılmış, hat ve tezhip sanatının bir kolu olarak  da gelişme göstermiştir. Ferman, berat, vakfiye gibi yazılı belgelerin baş kısmına konulan tuğralar zamanla daha da yaygınlaşarak kitabeler, paralar, pullar, mühürler, abideler ve harp gemileri üzerinde de kullanılmaya başlamıştır. Bir padişahın tuğrası, padişah olduğu gün ona gösterilen örnekler arasından birisini seçmek suretiyle tespit edilir. Saltanatı süresince tuğranın metni ve istifi hiç değiştirilmez.

      Anıtsal bir Sultan III.Murat tuÄŸrasıdır. TuÄŸranın araları ve beyzeler tezhiplidir. Beyaz kağıt üzerindeki eser kısmen yıpranmıştır. 16. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan çiçekli üslubun güzel bir örneÄŸidir. Süslemesinin Karamemi’nin eseri olduÄŸu kesin gibidir. Dönemin özelliÄŸi olan tuÄŸrakeÅŸ üslubunda ayrıntılarda dikkati çeker. Beyzelerde bahar açmış aÄŸaç, gül ve lale iÅŸlenmiÅŸtir. Aralarda ise altın zemin üzerinde lale, karanfil,gül,hatmi ve sümbül yer almaktadır.

                                                          

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply