Yazma Kitaplarda Süsleme Alanları 4

Ocak 25th, 2010

     DURAK ( VAKFE ) TEZHİBİ

     Kur’an’da ayetleri ve bazı yazmalarda cümleleri ayırmak, noktaları belirtmek için küçük yıldız, çiçek ve yuvarlak süslemeler kullanılmıştır. Bunlara vakfe ya da durak denir. Düzgün geometrik desenlilere mücevher, altı köşelilere şeşhane, üç yapraklılara seberk, beş yapraklılara pençberk nokta denilmiştir. Geçme ve helezoni olanları da vardır.

      Selçuklular noktayı yapıştırma altın üzerine yapmışlardır. Çapı 1 cm’yi geçmeyen bu süsleme alanının içindeki motiflerin çeşitliliği şaşırtıcıdır. Ord.Prof.Dr.A.Süheyl Ünver’in bu noktaları tesbiti, durak tezhipleriyle hazırladığı tezhip ve özellikle, Reisü’lhattahin Hacı Kamil Akdik’in karalamaları arasına yerleştirdiği mehtaplı İstanbul manzaralı orjinal ve çok güzeldir. KızıGülbin Mesara da Tezyini Noktalar adlı yazısında hem çeşitli Kur’an’lardan hem de babasının vakfe tezhiplerinden örnekler vermiştir.

      SAYFA KENARI TEZHİBİ

      Bazı değerli yazmaların ara sayfalarında da yazı kenarları süslenmiş; bunlara daha çok halkar ve zerefşan süsleme uygulanmıştır. Halkar, ezilmiş altının jelatinli su ile karıştırılması ve fırça ile sürülmesi suretiyle yapılmıştır. Halkarın hafif renklendirilmiş şekline şikaf denilir. Zerefşan ise püskürtme altınla yapılan süsleme çeşididir.

     HATİME TEZHİBİ

     Hatime, yazma kitaplarda müellifin eserini bitirirken yazdığı duaları, hattatını, nüshanın yazıldığı tarihi, varsa müzehhibini belirten yazıları kapsayan son sayfanın adıdır. Ketebe sayfası da denir. Ketebe, bir hattatın yazdığı yazıya adını koyması demektir. Yazı meşk edenler, hocalarından ehliyetlerini gösteren icazetnameyi aldıktan sonra yazılarına ketebe koyabilir. Aslı ”o yazdı ” demek olan ketebe-hu’dur. Bazı hattatlar ketebeden sonra ”min telamiz-i…” diyerek, öğrencisi oldukları hocanın da adını yazmışlardır.

      Ayrıca kendi adlarından önce el fakir, el hakir, el müznib gibi tevazu sözcükleri; adlarından sonra da dua cümleleri eklemişlerdir. Az sayıda tezhipli eserde ise müzehhip, zehebehu sözcüğünden sonra adını yazmıştır.

Kaynak : Türk Tezhip Sanatı